Albert Einstein Kimdir?

Dünya’nın En Meşhur Bilim İnsanı

İnsanlık tarihi boyunca tarih sahnesinde pek çok önemli insan kendini göstermiştir. Bu önemli insanların birçoğu kendi dönemlerindeki insanların ve ortaya çıktıkları dönemin insanlarının gelecek nesillerinde akılda kalıcı olmayı başarabilmiştir. Cengiz Han, Muhteşem Süleyman, Napolyon gibi komutanların yanı sıra Muhammed Ali, George Best gibi sporcular; Michael Jackson, Freddy Mercury gibi sanatçılar aktif oldukları ya da hayatını kaybettikleri dönemlerden sonra da birçok insanın aklında yer edinmişlerdir.

Tarih boyunca insanlığın gelişmesinde en önemli rolü oynayan bilim insanları ise genellikle hatırlanmaz veya o insanlara çok az sayıda kişi tarafından değer verilmektedir. Fakat öyle bir isim var ki bilim insanı olmasına rağmen hem yaşadığı dönemde hem de günümüze uzanan zaman aralığında neredeyse tüm dünyanın bildiği, tanıdığı bir isim olmuştur. Bunu başarabilen o bilim insanı Albert Einstein’dan başkası değildir. Hatta ismi o kadar sık kullanılan bir sembol haline gelmiştir ki pek çok dilde “Einstein kadar zeki olmak” anlamına gelecek deyimler ortaya çıkmıştır.

Konuşamamaktan Dahi Olmaya Giden Zorlu Yol

Dünyadaki dahilerin hemen hemen hepsi çocuklarında ve ilk gençlik dönemlerinde oldukça sıkıntılı süreçler ve travmalar geçirmiş insanların arasından çıkmaktadır. Albert Einstein da çok zorlu bir çocukluğun ardından ancak kişiliğine kavuşabilmiştir.

14 Mart 1879’da doğan Albert Einstein piyanist olan annesi ve bir elektrik şirketine ortak olan babası sayesinde varlıklı bir ailenin içine doğdu. Fakat Einstein bu pek çok fırsata sahip olduğu olumlu dünyanın içinde henüz okula başlamadan konuşma zorlukları çekmeye başladı. Bilinçli bir aileye sahip olan Einstein bu zorlukları aşmak için küçük yaşlarda kendini doktorların karşısında buldu. Özellikle okula başladıktan sonra eğitim yaşamında elde ettiği başarılarla kendini daha iyi ifade edebilme ve gösterebilme fırsatı bulan Einstein bu dönemin ardından konuşma zorluğundan kurtuldu. Yıllar sonra bu döneme ait anılarından bahsederken Einstein, yaklaşık 5 yaşlarında babasının ona zaman geçirmesi için verdiği pusuladan etkilendiğini ve pusulanın nasıl çalıştığı hakkında merak duyduğundan bahsediyordu.

Müzisyen olan annesi hem Einstein’ın hem de kız kardeşinin müziğe ilgi duymalarını istediği için erken yaşlarda onları bazı enstrümanlarla tanıştırdı. Bunun sonucu olarak Einstein 6 yaşından 14 yaşına kadar keman dersleri alarak kendini geliştirdi. Mozart ve Beethoven’ın eserlerini çalmaya büyük ilgi duyan deha, zamanla müzik tutkusundan sıyrılarak başka alanlara yöneldi. Yahudi kökenli bir aileden gelmesine rağmen dindar bir yaşam tarzında yetişmemiş olan Einstein, Katolik okulunda eğitim aldı. Fakat kısa süren bu eğitimin ardından o sıralar Alman İmparatorluğu’nun önemli eğitim merkezlerinden olan Luitpoid Gymnasium’a girdi. Dil eğitimi, matematik, edebiyat ve coğrafya gibi dersler alıp bu derslerde üstün başarılar yakaladı. Fakat Einstein kişisel özellikleri ve okulların sıkı disiplinli eğitimlerinden dolayı bu okulda da sorunlar yaşadı. Max Talmud ismindeki bir aile dostları Einstein’ın Kant, Öklid gibi önemli isimleri tanımasını sağlayacak kitaplarla tanıştırdı.

Albert Einstein

Büyük Çalışmalar İçin İlk Adımlar

Talmud isimli aile dostu sayesinde Einstein sadece kendisini geliştirmiyor aynı zamanda büyük zevk duyduğu konulardan bahsedebileceği onları tartışabileceği bir arkadaşa da sahip oluyordu. Bu dönemlerde Yahudi geleneğine ve dinlere ilgi duyan Einstein okuduğu kitaplarda inandığı değerlerin ve bilimin, dini bilgilerle çakıştığını görünce dine olan ilgisi azaldı. Eline geçen kitaplardaki matematik formülleri için geliştirilen ispatları daha o dönemlerde geliştirerek farklı yollardan ispatlar ortaya çıkardı. Yine aynı dönemlerde mühendis olan amcasının getirdiği cebir kitabından yola çıkarak Pisagor teoremini ispatladı. Birbirini takip eden çalışmaları ile cebir, geometriden sonra kalkülüs, diferansiyel ve integral konularında da oldukça başarılı oldu.

Einstein çalışmalarının ilk adımlarını attığı bu dönemlerde babasının ortak olduğu şirket iflas edince ailesi İtalya’ya giderek orada şanslarını denemeye karar verdiler. Einstein’ın eğitiminin aksamaması için Gymnasium’da eğitimini bitirmesine karar verdiler. Kalan 3 yıllık eğitim hayatının henüz ilk 6 ayında yalnız geçirdiği günlerin sonucunda psikolojik olarak büyük sorunlar yaşadı. Bu sorunların sonunda kendi başına sağlık raporu alarak İtalya’ya ailesinin yanına döndü.

Einstein’ın Hayatla Tek Başına Mücadelesi

Ailesinin yanına İtalya’ya döndüğünde Einstein aradan geçen kısa bir zaman sonrasında psikolojik olarak kendini daha iyi hissetti ve eğitimine İsviçre’de devam etme kararı aldı. İsviçre’nin kaliteli eğitim veren Politeknik okuluna giriş sınavlarına katılmak için gereken 18 yaş sınırını geçebilmek için özel bir izin aldı. 16 yaşında girdiği bu sınavlarda matematik ve fizikte oldukça üstün dereceler almasına rağmen diğer konularda başarısız olunca okula kabul edilmedi. Okulun yöneticisinin önerisi ile Einstein İsviçre’deki bir liseye kaydolarak eğitimini burada tamamladı. Bu okulda kendini çok iyi ifade edebilen Einstein, psikolojik olarak da kendini artık tamamen iyi hissediyordu.

Albert Einstein Kimdir

Liseden mezun olduktan sonra Politeknik okuluna tekrar geri gelen Einstein burada fizik bölümünü seçerek pek çok ünlü matematikçiden ders alma fırsatına ulaştı. Okulun öğrenci kalitesi sayesinde buradaki arkadaş ortamlarında bilim ve felsefe içerikli tartışmalar ve konuşmalar yaptı. Rahat bir eğitim dönemi geçirdiği bu okulda Einstein ilk karısı olan Mileva Maric ile tanıştı. Üniversitede derslerin yanında kendi çalışmalarına ağırlık veren Einstein fizik dersleri veren hocası Weber’e karşı tavır almıştı. Weber de bu tavrına karşılık olarak Einstein’ın üniversitede mezuniyet sonrasında iyi bir pozisyona gelmesini engelledi.

Bu sebeplerle Einstein, elektromanyetizma konusunda kendi başına çalışarak pek çok şey öğrendi. Mezun olduktan sonra bir süre boşta kalan Einstein bir arkadaşının babasına ait olan patent ajansında asistan olarak görev aldı. Bu ofiste elektrik sinyalleri ve mekanik zaman üzerine yaptığı çalışmalar ilerleyen yıllarda uzay ve zaman üzerine ortaya koyduğu düşüncelerini oluşturmuştur. Başarılı çalışmalarının ardından patent ofisinden ayrılarak Zürih Üniversitesi’nde fizik profesörü olmuştur.

Bu süre zarfında ilk evliliğini gerçekleştiren Einstein’ın bu evliliği Mileva’nın teyzesinin kızı olan Elsa ile Einstein arasındaki yakınlaşmalar sonucu kısa sürmüştür. Einstein boşanmasının hemen ardından Elsa ile evlenmiştir.

Einstein’ın Mucizevi Yılı (Annus Mirabillis) ve Çalışmaları

Einstein 1900’lü yılların başında çalışmalarını doruk noktasına ulaştırmış ve kendine ait teorileri, çalışmaları ortaya koymaya başladı. Bir yıl içinde aralıklarla yayınladığı dört makale Einstein’ın bilim dünyasında yer almasını sağladı. 1905 yılında dönemin ünlü fizik dergisi Annalen der Physik’te yayınlanan dört makalede kuantum kuramının temellerini atan Fotoelektrik etkiden, atomların varlığına ispat olarak sunduğu Brown hareketinden, ışığın bükülebileceğini ortaya koyan kütle-enerji eşitliğinden ve uzay-zaman arasındaki ilişkiyi ele alan Özel görelilik kuramından bahsetti. Bu çalışmaları ile bilim dünyasında tanınan biri haline gelen Einstein farklı üniversitelerde önemli konumlarda çalıştı. Kendi çalışmalarına vakit ayırabilmek için Einstein, üniversitedeki işlerinin saatlerini sınırlandırarak kendine bir yöntem geliştirmişti.

1911 yılında bir yıldıza ait ışığın güneş tarafında kırılması sonucu teorisi kanıtlanan Einstein, büyük ününe kavuştu. 1921 yılında Fotoelektrik etki üzerine yaptığı çalışmadan dolayı Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı. Çalışmaları sonucu ortaya çıkan atom bombasının kötü amaçlar için kullanılmaması için demeçler verdi. 76 yaşında hayatını kaybeden Einstein gelmiş geçmiş en büyük bilim adamlarından biri olarak anılmaktadır.

İlginizi çekebilir: İzafiyet Teorisi (Özel Görelilik) Nedir?

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!