Dünyanın Bilinmeyen ve En Gizemli 5 Harika Yeri

Geçmişte yaşayan insanlar hakkında ve bizden önceki medeniyetlerle ilgili tarih boyunca araştırmalar yapılmıştır. İnsanlar bilinmeyeni ve gizemi her zaman merak etmiş, bu merak peşinden koşarak dünyadaki en girilmeyecek, ulaşılamayacak bölgelere ulaşmışlardır. Arayışların sonunda ve tam bulduklarını sandıkları anda ise, farklı keşifler ortaya çıkmış ve yeni yapılar bizler için bilineni bilinmez hale getirmiştir. Bugün dahi dünyada hiçbir şeyi tam olarak keşfedip bilmediğimiz yerler vardır. Bundan dolayı, yaşadığımız her an yeni bilgi ve yerlerle tanışırsak şaşırmayalım. Sizler için hazırladığımız dünyanın bilinmeyen 5 harika yerini şu şekilde sıraladık;

Goseck Güneş Tapınağı

Goseck Güneş Tapınağı

1991 yılında arkeolog ve araştırmacılar tarafından Almanya’nın Goseck kentinde bulunmuş, dünyadaki en eski güneş tapınağı Goseck’ tir. 7000 yaşındaki güneş tapınağının bulunması ile Mezapotamyada’ ki ilk gelişmiş medeniyetler öncesinde de insanların arkeoloji ve gökyüzü ile ilgili araştırmalar yaptıkları ortaya çıktı. Goseck güneş tapınağı iç içe geçmiş iki çemberden oluşuyor ve çapı yaklaşık 75 metre. Bunun yanında, 2,5 metrelik tahta bir avluya da sahip. Tapınağı diğer tapınaklardan ayıran en önemli özellik ise, benzer yapılarda 4 kapı varken, Goseck Güneş Tapınağında toplam 6 kapının olması.

Tapınaktaki iki çemberden ayrı olarak, genişliği 3,5 metre ve derinliği 1,5 metre olan 3 adet geçidin var olması da, bu tapınağın başka bir özelliği. Eski dönemde yaşayan insanlar, yapıların büyük çemberlerini meydana getiren siperlerin gölgesi ve kapıları ile yılın en kısa ve uzun gününü hesaplıyorlardı. Goseck sadece güneş tapınağı olarak değil, infaz, cenaze ve düğün törenleri için de kullanılmaktaydı. Yapıda bulunan kemik örnekleri ise, o dönemlerde kurban ayinlerinin de yapıldığını işaret ediyor. Avrupa’nın tüm geçmişine biraz da olsa ışık tutan bu güneş tapınağının kimler tarafından inşa edildiği hala bilinmiyor. Orta Avrupa’da tarih öncesine ait olan 18 yapı, Almanya’nın Saksonya eyaletinde bulunmaktadır. Bu tapınak hakkında en çok merak edilen sorular ise, kimler tarafından yapıldığı ve diğer tapınaklardan farklı olan özelliklerinin ne amaçla yapıldığı.

Tanrıların Şehri Teotihuacan

Teotihuacan

Tanrılar şehri olarak anılan bu yerin kimler tarafından neden yapıldığı ve neden terkedildiği de bilinmiyor. Şehre bu adın verilmesinin sebebi ise, efsaneye göre insanlar öncesi tanrıların burada toplanarak, insanları nasıl yaratacaklarına dair yaptıkları tartışmalardır. Kimler tarafından neden yapıldığı bilinmeyen kentle ilgili var olan herhangi bir yazıtta mevcut değildir. Bu şehir, kendi döneminin en büyük 6 şehrinden birisiydi. Söylentilere göre İ.Ö 150 yıllarında kurulmuş ve İ.S 650 yıllarında çökmüştür. Çöküşün üzerinden 100 yıl geçince de terkedilmiştir. Tanrıların şehrine daha sonradan gelen Mistek ve Zapotekler gibi Maya insanlarının yaşadığı bölgeye “Değerli Adama Yeri” ismi verilmiştir. Sonradan bulunan bazı yazıtlarda ise, şehirden Tollan olarak bahsedilmiştir. Tollan, kayıp başkent olan Tula’nın başka adıdır. Bir filozofa göre Tula, çok uzun zaman önce batmış olan bir tekamül ve aydınlanma bölgesinin adıydı. Buradan göç eden insanlar ismi onurlandırmak için böyle yerlere bu adı vermişlerdi.

Tanrıların Şehri Teotihuacan’ ın böylesine büyük bir alana yayılması gerçekten şaşırtıcı bir durumdur. Kuzeyden Güneye doğru 40 metre genişliğinde ve 3 km uzunluğundaki şaşaalı cadde, günümüzde ise Ölüler Yolu adıyla biliniyor. Yolun iki tarafında tapınak ve piramitler bulunmaktadır. Bu cadde Kuzeye doğru 30 metre kadar yükselerek, güney tarafından gele bir kişiye yolun göğe doğru yükseldiğini düşündürür. Yolun sol kısmında Güneş tapınağı vardır. Doğuda ise üçüncü büyük tapınak olma özelliğine sahip Quetzalcoatl bulunur.

Taberiye Gölü

Taberiye

İsrail’de olan bu gölün diğer adı Galilee gölüdür. Gölde 10 yıl önce bulunan 60 bin ton ağırlığındaki taş bilim adamlarını hayrete düşürdü. Taşın ne amaçla, ne zaman yapıldığını araştıran arkeologlar, ilk başta bu taşın bir höyük olduğunu düşündüler. Yontulmamış blok ve bazalt kaldırım taşlarından oluşan bu gizemli yapı, 10 metre derinlikte bulunmuş ve çapı yaklaşık 70 metre. 3 metre çapındaki bazalt bloklarda herhangi bir yontma ya da kesme izi görülmüyor. Döküntü halinde olan bu bloklar belli bir yapı ile de ilişkili gözükmemekte. İnsan tarafından yapıldığı netlik kazanan bu yapının, gölün suyla dolması ile birlikte su altında kaldığı tahmin ediliyor.

Bu yapının höyük olarak düşünülmesinin nedeni ise, doğal bir yapı şeklinde olmaması. Böylesine devasa bir yapının oluşması için çok gelişmiş inşaat tekniğine ihtiyaç olduğu söylenmekte. Yapılan araştırmalar taşın 4000 yıldan eski olduğunu gösteriyor. Arkeologlar ekonomisi gelişmiş ve çok iyi organize olan bir toplum tarafından böyle bir yapının yapılabileceğini söylüyorlar. Erken dönem bronz çağına ait taşın, Avrupa’da ki ilk mezarlara olan benzerliği ise şaşırtıcı bir durum. Anıtın yakınında bulunan Beyt Yerah antik kenti ile bir ilgisi bulunduğunu düşünen arkeologlar için bu taş hala esrarını koruyor.

Nan Madol Kenti

Nan Madol

Nan madol, Pasifik Okyanusunda bulunan Mikronezya Adası yakınlarında kurulmuş bir antik kenttir. Bu kentin yapımı yaklaşık 1000 yıl kadar sürmüş. MS. 1 veya 2. Yüzyılda yapımına başlanmış ve 9. Yüzyıllarda adacıkları ve 12. Yüzyılda da kentin tamamı yapılmıştır. Esas adanın dışında 92 adacıktan daha oluşan bu kentte ev hayatına dair bir kanıt bulunamamıştır. Bulunan izlerin, dini ya da törensel yapılar olduğu ön görülmüştür. Buna rağmen ne oldukları hala çözülememiştir.

Şehrin yapımında ağırlıkları 5 tondan daha fazla ve boyları 4,5 metre olan bazalt bloklar kullanılmış. Bu blokların toplam ağırlıklarının ise 250 milyon ton oldukları tahmin ediliyor. Burada merak edilen konu, bu kadar çok bazalt bloğunun oraya nasıl ve nereden getirildiğidir. Diğer bir soru, kentte herhangi bir metal kaynak bulunmamasına rağmen bu yapılar nasıl inşa edildi? Bilim adamlarının kafasını kurcalayan başka bir soru da, 900 seneden fazla varlık gösteremeyen büyük uygarlıkların olduğu bir dünyada hangi uygarlık 1000 yıl gibi bir sürede bu kenti meydana getirmiştir? Bunca bilinmeyen soruların olduğu bir şehir Nan Madol. Arkeologlar bazalt blokların doğal yoldan oluştuğunu kabul etmektedirler. Ama bu düşünceye göre blokların taş baltalarla kesilmiş olması gerekirdi çünkü herhangi bir metal kaynak yoktu!

Çamur Volkanları (Azerbaycan)

Azerbaycan Çamur Gölü

Azerbaycan’da bulunan Çamur Volkanları dünyanın 7 harikalarından birisi olarak kabul edilmektedir. Bakü ve Abşeron yarımadasındaki Çamur Volkanları grubu, 2001 yılından itibaren korunmaya alınmıştır. Bu volkanların Azerbaycan’da bulunmasının en büyük nedeni, onların klasik gelişim bölgesi olmasıdır. Dünyada bulunan Çamur Volkanlarının 300 tanesi Azerbaycan’a sınırı olan Hazar akvatoryumunda ve doğusunda bulunmaktadır. Bu bölgede olanlar ise gerçekten görülmeye değecek güzellikteler.

Bu volkanların tamamına yakını Bakü ve Abşeron yarımadasına yayılmış, bazıları doğal yapıtlar olarak gelişmişlerdir. Bu nedenle Azerbaycan’ a Çamur Volkanları Diyarı adı da verilmiştir. Hem tabii hem de milli servet olan bu volkanlar, jeolojik ayrıcalıklar ve doğal görünümleri nedeniyle doğal yapıt statüsü almışlardır. Korunmalarını sağlamak içinse, Tabii Servetler Bakanlığına ait denetleme kurulu oluşturulmuştur.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!