Dünyanın En Derin Yeri Mariana Çukuru Nerededir, Çukurun Derinliği Ne Kadardır?

1951’de Challenger 2 adlı gemiyle Büyük Okyanus’ta inceleme yapan bilim adamları, Larron ve Mariana takımadalarının doğusundaki bir bölgede, denize bıraktıkları sondanın 10.863 metreye kadar düştüğünü görünce, o zamana kadar bilinen deniz çukurlarının en derinini keşfettiklerini anlamışlardır. O güne kadar bilinen en derin çukurlar; Filipinler’de 10.540 metre, Japonya’da 10.535 metre ve Karmadek takımadalarında bulunan 9425 metrelik çukurlardır.

1958 yılında ise, bir Rus gemisi olan Vityaz’ın sondası daha da derine inmiş ve 10.960 metreye kadar ulaşmıştır. Olay üzerine, bölgenin batiskaf ile dalmaya uygun olduğuna karar verildi ve incelemelere bu yoldan devam edildi. Yapılan bazı denemelerden sonra, 1960 senesinde Trieste denilen batiskaf, denizin altında 10.916 metre iniş yaparak şimdiye kadar ki en derin noktayı buldu. Keşfedilen bu yer, 8.850 metre yüksekliğindeki Everest dağını bile kolayca içine alabilecek olan Mariana çukurunun ta kendisiydi.

Çukurdaki en derin noktaya iniş süresi, yaklaşık 2 saat 15 dakika olmuş ve burada geçirilen 20 dakikanın ardından tekrar yukarıya çıkılmıştır. Dolayısıyla, profesyonel dağcılar veya dalış personellerinden birisi çukura inip çıkmak istediğinde, 5 saat kadar bir sürenin geçmesi gerekecektir.

Mariana Çukuru

11 km derinliğindeki bu devasa çukur, Endonezya ve Japonya’nın merkezinde, Büyük Okyanus’ta yer alır. Çukurun uzunluğu 2542 kilometre ve genişliği 69 kilometredir. Dünyanın en derin çukuru olan Mariana’nın, 10.994 metre olan derinliğindeki hata payı sadece 40 metre kadardır. Bilim adamları ve arkeologların uzun yıllardır merak ettikleri bu çukur, birçok sırrı ve gizemi halen içinde saklamaktadır. Çukurdaki derinleşen noktalarda meydana gelen basınç, araştırmaların yapılmasını oldukça zorlaştırıyor ve aynı zamanda birçok tehlike de ortaya çıkarıyor (Okyanuslardaki basınç, her 10 metrede bir 1 kg artmaktadır.)

Mariana çukurunun en dip noktasında olan basınç, yeryüzündeki basınca nazaran yaklaşık 1100 kat daha çoktur. Bu derinlikte olan basınç, 108.6 megapaskal ya da 1.086 bardır. İlgili basıncın ne kadar kuvvetli olduğunu daha basit yolla anlatabilmek için şu şekilde bir örnek verebiliriz; ortalama ağırlıkta olan bir kişinin, 30 santimetrekarelik herhangi bir alana (yaklaşık olarak, dik bir şekilde durulunca yere basılan alan kadar) uygulanan basıncın hemen hemen 10.000 katı daha fazla bir basınca sahiptir. Yani, üzerinize 100 kg’lık 10.000 kişinin birden çıkması kadardır. Bu basınçtan dolayı, bahsettiğimiz derinlikteki suyun yoğunluğu %5 kadar daha fazladır.

1 kg kütleli bir metalin çukurun tabanına inmesi için, yaklaşık olarak 1 saat geçmesi gerekir. Metalin öz kütlesi ve suyun yoğunluğuna göre bu süre artabilir ya da azalabilir.

Mariana Çukurunun Oluşması

Yerkabuğunu (Litosfer) oluşturan plakalardan bazısı birbirine yakınlaşarak çarpmıştır. Bu çarpışma sonucunda, plakalardan biri diğerinin altına girmiş ve dalma denilen bir durum gerçekleşmiştir. Dalma, yoğunluk bakımından daha üstün olan plakanın, daha az yoğunlukta olan başka bir plakanın altına kayması demektir. Bu olayın sonucunda, depremler oluşabilir ve depremlerin meydana getirdiği derinlik, levhaların iriliğine göre 700 km’ye kadar olabilir. Mariana çukuru da, Pasifik ve Mariana plakalarının birbirine çarpmasıyla oluşmuş bir çukurdur.

Mariana Çukuru Nerede

Mariana çukuruna son dalan kişi, 2012 yılında Titanik, Aliens, Avatar ve Terminator gibi filmlerin yönetmenliğini ve prodüktörlüğünü yapan James Cameron’dur. Cameron, özel denizaltısıyla bu çukura dalmıştır. 2 saat 36 dakikada çukurun tabanına inen ve burada 3 saat kadar incelemeler yapan Cameron, tahmin edilen süreden daha kısa bir zamanda (70 dakika) yüzeye çıkmayı başarmıştır. İnişin yapıldığı denizaltı, çukurda bulunan basınca (metrekare başına 7250 ton) daha dayanıklı olarak yapıldı.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!

0 Yorum - Yorum Yaz

Sitemize destek için yorum yapmayı unutmayın. BilgiBaba

Yorum Yap