Hayatta Pişman Olacağınız 10 Şey Nedir?

Pişmanlık, belki de yaşamımız boyunca en sık yaşadığımız duygulardan biridir. Bir şeyi yapmak ya da yapmamak arasında karar vermek zorunda kalırız; bu kararları verebilmek için bazen düşünmeden hareket ederiz, bazen de yaşayacağımız muhtemel pişmanlığı göz önünde bulundurarak tercihimizi yaparız. Sonuç olarak gerçekleşecek olan eylemin sonuçlarına yine biz katlanırız. Peki, hayatta pişman olacağınız 10 şey ne olabilir?

Kolay para kazanma hevesine aldanmak

Kolay Para Kazanmak

Şu söylem toplumumuzda en iyi bilinen gerçeklerden biridir: “Para kolay kazanılmıyor”. Emek verilmediği sürece bir işten iyi paralar kazanmak çok zor. Yine de karşımıza, özellikle sosyal medyada birçok örnek sunuluyor. Bahis oynayarak zengin olanlar, borsadan yüklü miktar para kaldıranlar, ticaret yaparak şirket kuranlar gibi örnekler yüzünden insanların birçoğu varını yoğunu harcıyor ve para kazanmanın ne kadar basit bir işlem olduğuyla övünmek istiyor. Ancak mevcut duruma baktığı zaman şunu görüyor: “Aslında kendisi bir örnek haline gelmiş, hem de kötü bir örnek.”

Öfke kontrolünü yapamamak

“Öfkeyle oturanların birçoğu zararla kalkar” kuralı evrensel bir nitelik taşır. Karşılaştığınız olaylarda “kriz yönetimi” denilen sabırlı çalışmayı gerçekleştirmeniz gerekir. Krizi yönetemezseniz, kendinizi yönetemezsiniz. Böylece tamamen öfkenizin esiri haline gelir ve hayatta yaşayacağız çoğu pişmanlığa zemin hazırlamış olursunuz. Önemli olan tepki vermemek değil, tepkiyi ölçülü ve doğru bir şekilde verebilmektir.

Kalp kırmak

Kalp Kırmak

Hayat fazlasıyla kısa değil mi? İnsana büyük bir armağan olarak sunulmuş bu yaşamda, gereksiz yere kalp kırmak ve kırgınlıklara sebebiyet vermek hiç doğru değil. İnsanlar hata yapabilir, zaten insanın yapısı hata yapmaya müsaittir. Bu yüzden size karşı yapılan hatayı dillendirmek yerine, hatanın veya ayıbın üstünü örtmek daha uygun bir davranış olacaktır. Senelerdir görüştüğünüz, can ciğer kuzu sarması olduğunuz bir arkadaşınızı tek kalemde silmek yerine “Acaba ona bir şans daha verebilir miyim?” sorusunu kendinize sormanız, ileride pişmanlık yaşamamanız için önemli olacaktır.

Özgüven eksikliği yaşamak

Başarıya giden yolun bir kısmını inanmak, diğer kısmını tecrübe ve şans oluşturur. Kendinize güvenmediğiniz zaman hiçbir işte başarıyı yakalayamazsınız. Bir anlamda, “başarıyı yakalama ihtimali” dahi yaratmamış olursunuz. Bu yüzden, her şeyin başında özgüveninizi yüksek tutmanız önemlidir. İş hayatında, aile içinde, aşk konularında bu durum asla değişiklik göstermez. Kendine güveni olmayan insanların bazıları başkalarına güvenmeyi seçer. Sizin bu güven eksikliğiniz, diğer insanların gözünde büyük bir fırsata dönüşebilir. Böylece yönlendirilmeye ve manipüle edilmeye müsait bir kişi haline gelirsiniz. Sonuç olarak gardınız düşer ve gelen yumruklardan nasibinizi alırsınız. Pişman olmamak için özgüveninizi yüksek tutun, çünkü siz değerlisiniz.

Alaycı davranarak kendini diğer insanlardan üstün görmek

Alaycı Davranmak

İnsanın insandan tek üstünlüğü bilgidir. Toplumsal statünüz, aylık geliriniz, varlıklı bir aileye sahip olmanız, lüks yaşam tarzınız gibi özellikleriniz sizi diğer insanlardan üstün yapmaz. Eğer bunları kullanarak kibir denilen zehri içerseniz,  o insanlarla aynı seviyede bile olamazsınız. Onlardan daha düşük, daha alçak konuma gelirsiniz. Siz bir şeyleri başarma imkanı içinde dünyaya gelmiş olabilirsiniz, ancak dünyadaki birçok insan yokluk içinde geleceklerini kurmak durumundadır. Teknolojinin gelişmesiyle her kesimden insanın bilgiye olan erişimi daha rahat hale geldi. Bu durumda üstünlük yaratabilecek tek kavram “bilgi” olacaktır. Malınız ve mülkünüz sizi bilgin yapamaz, fakat bir çöpçünün sizden daha bilgin olabilmesi muhtemeldir. Bu yüzden insanları küçük görerek, onlar hakkında alaycı düşünceler üretmek bir pişmanlık haline gelecektir.

Aileye gerektiği kadar vakit ayırmamak ve onlarla ilgilenmemek

Dünya üzerindeki en kutsal şey sevgi değil midir? Peki, bu sevginin kaynağı nereden gelir? İnsanın birini sevme ihtiyacı hissetmesinin nedeni nedir? Dünyaya geldiğinizde yanınızda aileniz vardı, yaşınız ilerledi ve büyümeye başladınız. Bin bir türlü zorlukla karşılaştınız. Bu zorlukları aşmanıza yardımcı olan ailenizdi. Üniversiteyi kazandınız ve kendinizi yeni bir yaşamın içinde buldunuz. Desteğe ihtiyacınız vardı ve bu desteğin boyutu çoğu zaman maddi oldu. Destek sağlayan yine ailenizdi, evlenmek istediğinizde de yine aileniz yanınızdaydı. Kısaca, ailenizin size verdiği sevgiyi hak etmeniz gerekir. Onların tek istediği, sizin bu dünyada kendi ayaklarınızın üstünde durabildiğiniz görebilmektedir. Onlara olan borcunu ödemeniz tek yolu ise onlara layık bir evlat olabilmektir. Aileye zaman ayırmamanın sonucu, ilerleyen zamanlarda mutlaka size pişmanlık olarak geri dönecektir.

Aldatmak

İnsanlık tarihine bakıldığında en karmaşık duygunun “aşk” olduğu rahatlıkla söylenebilir. Aşk yüzünden imparatorluklar yıkılmıştır, cinayetler işlenmiştir ve aşk yüzünden pişmanlıklar yaşanmıştır. Modern toplum içinde aşk kavramı daha modernize hale geldi. Sanatsal düşüncenin egemen olmaya başlamasıyla birlikte yüceltilen aşk, günümüzde iki insanın birbirlerine olan bağlılığından çok daha fazlasını temsil ediyor. Birbirlerini seven insanlar, aynı zamanda birbirlerini aldatabiliyor. Hem kadın hem de erkek için şüphesiz en kötü durumlardan biridir. Geri dönüşü olmaması, yaşanacak pişmanlığın boyutunu ortaya koymaktadır. Değer veriyorsan aldatma, seviyorsan layık ol ve buna bağlı olarak pişmanlık hissi yaşama.

Dünya turuna çıkmamak

Dünya Turu

Daha önce de söylediğimiz gibi, hayat gerçekten çok kısa. Dünyaya geliyoruz, fakat dünyayı hiç tanımadan ve görmeden dünyadan göçüyoruz. Doğduğumuz şehirde ölüyoruz, komşu şehre gidebilmeyi marifet olarak kabul ediyoruz. Oysa dışarıda keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir dünya var. Brezilya’sından Nikaragua’sına, Avustralya’sından Kanada’sına, Yunanistan’ından Paraguay’ına kadar gezilip görülmesi gereken birçok ülke bizi bekliyor. Farklı kültürlerle tanışarak eşsiz bir hayat deneyimine sahip olmak çok ayrı bir his haline gelebilir. Doğal güzelliklerden tarihi yerlere kadar fotoğraf makinenizi doldurabileceğiniz muhteşem yerler var. Kendimizi dört duvardan oluşan ve adına “ev” dediğimiz hapishanelerin içine hapsetmek yerine, içinde bulunduğumuz dünyanın içine dahil etmek cesur olduğu kadar özgür bir hareket olacaktır. Pişmanlık yaşamamak adına, gezebildiğiniz kadar yeri gezmeniz gerekiyor.

Kitap okumamak, yazmamak, bir şeyler üretmemek

Her insan farklı şeylerden hoşlanır; kimisi için otomobiller bir tutku haline gelirken, kimisi için edebiyat ve sanatın içinde bulunmak mutluluk verir. Yine de insan olmanın belirtilerine sahip olabilmek için mümkün olduğu kadar kendimizi geliştirmeliyiz. İnsanın bu gelişimi gösterebilmesinin en doğal yolu kitap okumaktır. Kitap okumayan toplumların genelinde cehalet hakim olur. Bu cehaletin getirisi ise savaşlardır. Ortadoğu cehennemi nasıl bu hale geldi? Bilinç sahibi olmamanın karşılığı kıyameti ayağına çağırmakla eşdeğerdir. Bu yüzden kitap okuyun; yapabiliyorsanız bir şeyler yazıp bir şeyler çizin, mutlaka üretmeye çaba gösterin.

Yabancı dil öğrenmemek

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” söylemi, belki de dünya tarihinin en felsefi ve en spesifik sözleri arasında yer alır. Eski dönemlerde farklı lisanları konuşabilenlere “alim” gözüyle bakılırdı. Günümüzde yabancı dil öğrenmek ile belki alim olunmuyor, ancak yabancı dil olmadan da doğru düzgün bir işe bile girilemiyor. Bunun haricinde bir yurt dışı gezisine katılmak istediniz diyelim; herkes birbiriyle normal bir şekilde konuşup anlaşabilirken, siz el ve kol hareketlerine mahkum kalacaksınız ya da susacaksınız. Bu yüzden yabancı dil öğrenmek, ileride pişmanlıkların içinde yer almamak adına çok önemli bir unsur olabilir.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!