Yavuz Sultan Selim Kimdir? Tahta Çıkışı ve Seferleri

Yavuz Sultan Selim'in Ailesi

Yavuz Sultan Selim Osmanlı İmparatorluğu’nun 9. Padişahı ve İslam dünyasının 88. Halifesi olarak bilinmektedir. Buna ek olarak kendisi halifeliği alan ilk Osmanlı padişahı yani ilk Türk İslam halifesidir. Yavuz Sultan Selim’in babası 8. Osmanlı İmparatorluğu padişahı olan II. Bayezid’dır, annesinin kimliği ise tartışma konusudur. I. Selim’in annesi bazı kaynaklarda Alaüddeyle Bozkurt Bey'in kızı Gül Bahar Hatun, bazılarında ise Dulkadiroğulları Beyi Alaüddeyle Bey'in kızı Ayşe Hatun olarak yazılmıştır. Kendisi, Şehzade II. Bayezid'ın sancakta şehzadelik görevlerini yaptığı dönemde, 10 Ekim 1470 tarihinde dünyaya gelmiştir. Eşinin ismi Ayşe Hafsa Sultan olarak bilinmektedir.

Trabzon Valiliği

II. Beyazid’ın yani babasının padişahlığı döneminde, I. Selim dönemin bilgili isimlerinden Arapça, Farsça, bilim ve din dersleri almıştır. Şehzadeliğinin büyük kısmını Amasya'da geçirmiş, daha sonra devlet işleri hususunda eğitimini tamamlamak için Trabzon valisi olarak atanmıştır. Buraya Vali oluşunun ardından ise bölgeye yapılan akınları durdurmuş ve 1508 senesinde Artvin, Erzurum, Kars ve Ardahan illerine seferler yaparak buraları Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına katmıştır.

Yavuz Sultan Selim'in Trabzon’da valilik yaptığı şehzadelik dönemi boyunca Doğu Anadolu Bölgesi’nde Şah İsmail öncülüğünde güçlü karşıt hareketler toplanmıştır. I. Selim, giderek güçlenen bu hareketlere karşı babasını bilgilendirse de babası II. Bayezid gerekli tedbirleri hazırlatmamıştır, vali sıfatı ile bu hareketlere karşı gelemeyeceğini anlamıştır Yavuz Sultan Selim.

Yavuz Sultan Selim

Tahta Çıkışı

Bu durum sonucu Selim, tahtı babasına karşı geldiği bir darbe ile ele geçirmiştir. Selim ile kızını evlendirmiş olan Kırım Hanı Mengli Giray da bu süreçte kendisine askeri yardımlarda bulunmuştur. Bu dönemde, hayatta kalan iki kardeşi Korkut Saruhan’da ve Ahmet ise Amasya ilinde valilik görevlerini yerine getiriyordu. Sonuç olarak, 24 Nisan 1512 tarihinde II. Beyazid’ı tahttan indirerek, kardeşlerini olayın dışında bıraktı ve böylece tahta geçti. Babası Beyazid da bu olayın üzerinden çok zaman geçmeden hayata gözlerini yumdu. Yavuz Sultan Selim’in 8 senelik padişahlığı sırasında hallettiği ilk sorun, sebebi ile geldiği İsmail Şah’ın yol açtığı hareketlerdir 1513 senesi geldiğinde İsmail Şah hareketleri bastırılmıştır.

Fakat kendisinin Osmanlı İmparatorluğu’nun başına geçmesi aslında çok da kolay olmamıştır. Babası ve onun devlet adamlarının sıradaki padişah olarak gördükleri isim kardeşi Ahmet’ti. Şehzade Ahmet, Yavuz Sultan Selim’in padişahlığını kabul etmemiştir ve onun iktidar ilanının ardından Ahmet de Konya’da hükümdarlığını ilan etmiştir. Oğlu Alaaddin’i de 1512 senesi Haziran ayında Bursa’ya göndererek adına hutbe okutturmuş ve padişahlık ilanı yapmıştır. Her ne kadar yeniçeri Ahmet’in padişahlığını tanımasa da I. Selim, 29 Temmuz 1512 tarihinde Bursa’yı geri almış, Şehzade Ahmet yanlısı Sadrazam Koca Mustafa Paşa'yı da idam ettirmiş ve yerine Hersekzade Ahmet Paşa'yı sadrazam yapmıştır. Buna ek olarak, Saruhan valiliği sürecinde ölen Şehzade Mehmet’in oğullarını da sonradan bir problem çıkarmasınlar diye yok etmiştir. Selim'in yaşayan diğer ağabeyi Şehzade Korkut ise Selim’in padişahlığını tanır gibi görünmüş böylece Saruhan sancağına gönderilmiştir. Fakat Yavuz Sultan Selim, Şehzade Korkut’un samimi fikirlerini öğrenmek için başka devlet adamları ağzından pek çok mektup yollamış ve ağabeyinin padişah olma planlarına karşı çıkmadığını görmüştür. Böylece Korkut, 1513 yılında Bergama’da ele geçirilmiş, 9 Mart 1513 tarihinde ise boğularak öldürülmüştür.  

Doğu Seferleri

Selim tahtta kaldığı kısa süre boyunca etkili seferler ile Osmanlı İmparatorluğu topraklarını iki katından daha fazla arttırmıştır. Yönetiminde Anadolu bir araya getirilmiş, halifelik ise Abbasilerden Osmanlı Hanedanına geçirilmiştir. Bunlara ek olarak tüm zamanların ana ticaret yolları İpek ve Baharat yolları ele geçirilmiş, böylece Osmanlı doğu ticaretini eline almıştır.

Yavuz Sultan Selim’in en önemli işleri doğu seferleridir. Kendisi İran üzerine sefere çıkmıştır ve 23 Ağustos 1514 tarihinde İranlı Safevi devleti ile Çaldıran Savaşı’nda çarpışmıştır, savaş büyük bir zafere dönüşmüştür. Yavuz’un Tebriz'e girişi Şah İsmail’i kaçırtmıştır. Böylece Çaldıran Savaşı bitiminde Yavuz Sultan Selim İran’ın tamamını istese de, uygun olmayan koşullar nedeni ile Erzincan ve Bayburt’u da alarak Amasya’ya çekildi. Bundan iki sene sonra Safevi Devleti, Memlük ile anlaşmalar yapmaya başlayınca yeni bir doğu seferi planlanmıştır. 5 Haziran 1516 tarihinde bu sefer gerçekleştirildi ve Osmanlı Mısıra kadar dayandı. Antep ve Besni kaleleri teslim alındıktan sonra Mısır Hükümdarı da yenildi ve öldürüldü. Böylece 24 Ağustos 1516 tarihinde Mercidabık savaşı kazanılmış oldu. Bu zaferinin ardından Osmanlı tüm Suriye’yi topraklarına katmıştır.

Bir başka önemli zafer de 22 Ocak 1517 tarihinde gerçekleşmiş olan Ridaniye Savaşı’ndan gelmiştir. Bu zafer ile birlikte Memlük Devleti tamamen yıkılmıştır. Böylece doğuda Osmanlı hakimiyetine karşı direnecek bir güç kalmamıştır. Tüm bu seferlerin ardından Filistin, Mısır ve Suriye Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde sayılmaya başlandı. 24 Ocak 1517 tarihinde Kahire alınmış böylece Sultan Selim burada Memlük Devleti’ne bağlı şekilde yaşayan Abbasiler’i savuşturarak halifeliği de almıştır. Halifeliğin alınması ile birlikte burada bulunan kutsal emanetler Yavuz Sultan Selim ile birlikte İstanbul’a getirilmiştir. Bu zafer ile Osmanlı İmparatorluğu İslam dininin güç ve bir araya getirme konumunu yönetebilir hale gelmiştir. İlk İslam halifesi Osmanlı hanedanından Yavuz Sultan Selim olmuştur.

Yavuz Sultan Selim Kimdir

Vefatı

Yavuz Sultan Selim, Mısır’a düzenlenen bu seferden dönünce donanmaya dikkat etmeye başlamıştır.  Her ne kadar seferin gemi ile batıda bir yöne olacağı bilinse de tam rota belli değildi fakat hazırlıklar yapılıyordu. Bunun sonucu o denizlerde hareket eden Venedikliler adalara asker yığmaya ve Avrupa’dan siyasi ve askeri destek aramaya başlamıştı.

Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi'nin ardından batı seferine bir başlangıç olması için Veziriazam'ını askerleri ile beraber Edirne'ye göndermiş, kendisi de 2 Ağustos 1520 tarihinde Edirne yönüne yola çıkmıştır. Edirne yolunda ise sırtındaki büyük bir çıban kendisini rahatsız etmekteydi. Bütün sağlık sıkıntılarına rağmen batı seferinden geri dönmemiş ve yola koyulmuştur. Yavuz Sultan Selim, elli güne yakın Başhekim Ahmed Çelebi tarafından Çorlu’da tedavi altına alınsa da çıbanın yol açtığı yara iyice büyümüştür. Kendisi hareket dahi edemeyecek hale gelince Yavuz durumundan ümidi kesmiş ve vasiyeti için Edirne'den Veziriazam Piri Mehmed Paşa’ya ve Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşa'ya haber yollamıştır. Oğlu Şehzade Süleyman, o sırada Manisa’da valilik yapmakta idi ve o da acele çağrılmıştı. Ancak Yavuz, 21 Eylül 1520 tarihinde Çorlu’da tedavi gördüğü köyde, Şehzade Süleyman yetişemeden, 49 yaşında hayata gözlerini kapatmıştır. Ölüm sebebi Şarbon hastalığına bağlı Aslan Pençesi çıbanı olarak kaydedilmiştir.

Ölümü tek oğlu Şehzade Süleyman’ın İstanbul’a varışına kadar açıklanmamış, ancak onun saraya girişinin ardından Yavuz Sultan Selim’in vefatı ve yeni padişahın da Sultan Süleyman olduğu herkese açıklanmıştır. Yavuz daha sonra Kanuni Sultan Süleyman olacak olan oğlu I. Süleyman’a böylece, sağlam bir ordu, yeni doldurulmuş bir hazine ve doğudaki karışıklıklarına son verilmiş bir toprak bütünlüğü bırakmıştır. Bugün, Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim'in gömülü olduğu türbe İstanbul şehrinin Fatih ilçesinde bulunmaktadır.

Yazıyı beğendiyseniz lütfen paylaşın!